Karekod Haberler


Warning: file_get_contents(http://www.tagsolute.de/cgi-bin/api.cgi) [function.file-get-contents]: failed to open stream: HTTP request failed! HTTP/1.1 400 Bad Request in C:\inetpub\vhosts\karekod.net\httpdocs\wp-content\plugins\2d-barcodes\api.php on line 162

 ilaç takip sistemi hakkında

26-11-2007

 

İlaç takip sistemi hakkında İlaç Eczacılık Genel Müdürlüğü’nün yayınlamış olduğu bilgilendirme yazısı aşağıda bilginize sunulmuştur.

  

İLAÇ TAKİP SİSTEMİ

İlaç ve Eczacılık Genel Müdürlüğü, ilaçların daha etkin bir şekilde ve uygun fiyatlarla tüm vatandaşlara ulaştırılabilmesi için ciddi atılımlar yapmaya devam ediyor. SSK devri sonrasında ilaca erişebilirlik son derece önemli bir kavram olarak ortaya çıkmış, özel eczanelerin tüm sosyal güvenlik kurumları için ilaç verebilir duruma gelmesi ile vatandaşlarımızın ilaca erişiminde ilerleme kaydedilmiştir.

İlaca erişim yanında bunların vatandaşa güvenilir bir biçimde ulaştırılmasının önemi de giderek artmaktadır. İlaç güvenilirliği, “farmakovijilans” olarak anılmaktadır. Farmakovijilans aslında Advers etkilerin takibi gibi bilinse de tersinden düşündüğümüzde ilacın formülünün zarar vermeyecek şekilde hazırlanması, ilacın formülünde yazıldığı gibi üretilmesi, depolanması, bozulmadan hastalara iletilmesi ve bundan sonra da etki ve yan etkilerinin izlenmesi kavramlarını içermektedir. Bu zincirin hiçbir halkasında zayıflık olmamalıdır.

Son yıllarda ülkemizde ilaçların diğer ülkelerde olduğu gibi sahteciliğinden ziyade kupürlerinin sahteliği ile ilgili çok sayıda şikâyet gündemdedir. İlaç kutularının bilinmeyen adreslerde yeniden basılması, daha önce sosyal güvenlik kurumlarına satılmış bulunan ilaçların kutularından çıkarılarak yeni bir kutuya konularak defalarca satılması sadece mali açıdan bir israf ve kaynak aktarma değil ayrıca ilaçların güvenilirliğini bozan bir olumsuzluktur.

Aslında, ilaçların kutularının açılması veya üretim yeri dışında ambalajların yeniden elleçlenmesi ilacın güvenilirliğine olumsuz etki etmekteydi. Kupür kesme bu açıdan da sakıncalı görülmekte ancak satılan ilacı tanımlamak için başka bir çare görülmemekteydi.

Bilgisayar teknolojisindeki ilerlemeler ve iletişim imkanlarının artması bugün ilaçların tamamının bir sistem ile hiçbir tarafı zorlamadan izlenmesini mümkün kılmaktadır. Bu sebeple, Genel Müdürlüğü tarafından “İlaç Takip Sistemi” adlı bir sistemin temel prensipleri ortaya konmuştur. Sistemin çalışması ve ilaçlara uygulanması için Genel Müdürlüğü, ilaç sektörü, eczane ve sosyal güvenlik kurumları temsilcileri ile çalışmalar yürütmektedir.

İlaç Takip Sistemi’nin –kısa adıyla İTS- amaçları kısaca;

1.      Sahte ilaçların ülkemizde yer almasını engellemek,

2.      Sahte kupür ile ilaç yolsuzluğuna izin vermemek,

3.      Nasıl olursa olsun, her kutu ilacın ancak bir defa ödenmesini sağlamak,

4.      Farmakovijilans ve hasta güvenliği açısından ilaçları gittikleri son nokta olan hastalara kadar izlemek,

5.      İlaçların hareketlerini bir veri halinde görmek,

6.      Ve bu veriyi anlamlı sonuçlara çevirerek politikalar üretmek, şeklinde açıklanabilir.

 


İTS, merkezi bir sistemdir. Üreticilerden başlayarak ilacı satan, depolayan ihraç veya ithal eden tüm birimler ile eczaneler her türlü hareketlerini bu sisteme bildireceklerdir. Sistem, bildirimler ile o ilacın şeceresinin oluşturulması ve ödeme öncesi yapılacak kontrollerde şeceresi düzgün çıkmayan ilaçların ödenmemesi düşüncesi üzerine kurulmuştur.

Sistem böyle ifade edilmekle birlikte, her kutunun benzersiz bir numaraya sahip olmadığı bir durumda bu sistem çalışmayacağı için öncelikle ilaçların üstünde benzersiz bir numara oluşturmak için gereken tüm parametreleri taşıyacak bir standart tanımlayıcı bulunmasının uygun olacağı düşünülmüştür. Sektör ve diğer katılımcılarla ilaçların üstüne konulacak ikincil bir tanımlayıcı konulmasına ve bunun tipinin bir 2 boyutlu barkod tipi olan “Data Matrix” olmasına karar verilmiştir.


2 boyutlu barkod içeriği; barkod numarası (MMNM’den alınan EANUCC13 numarası), ilaç seri numarası, ilacın serisi içindeki sıra numarası, üretim tarihi ve son kullanma tarihi bilgileri şeklindedir. Bu bilgilerin birlikte aranması sonucunda benzersiz bir bilgi çıkmaktadır ve bu bilgi 2 boyutlu barkod tarafından okunması gereken her noktada okunabilmektedir. Böylece, her kutu ilacın bir tanımlayıcı ile taşınabilen, benzersiz bir numarasının olması mümkün olacaktır.

Bildirimler 2 boyutlu barkod içeriğine ek olarak üretici, alıcı, satıcı, hasta, hekim, belge numarası, belge tarihi gibi başka bilgiler de içermektedir. Bütün bu bilgilerin toplandığı İlaç Takip Sistemi ise bilgileri toplayıp anlamlı hale getirerek sorgulayıcılara belirli kurallar içinde sunacaktır.

Sosyal Güvenlik Kurumu, e-reçete için bir geçiş planlamaktadır. Sağlık sektörü için büyük faydalar sağlayabilecek bu geçişle eş zamanlı olarak yürütülecek olan İlaç Takip Sistemi çalışması sonrasında Sosyal Güvenlik Kurumu’nun reçete kontrolleri son derece kolaylaşacaktır.

Sosyal güvenlik kurumlarına satılan ilaçların gerçekliği sorgulandığında ise kafalarda hiç şüphe bırakmayacak şekilde İTS cevap verecektir.

İTS işleyince; öncelikle üreticiler veya ithalatçılar bir ürünü İTS’ne beyan edeceklerdir. Buna üretim/ithalat bildirimi denilmektedir. Üretim veya ithalat izni olan herhangi bir firma bu izinleri çerçevesinde bildirimlerini yapacaklardır. Üretim/ithalat bildirimi yapılmayan hiçbir ürün sosyal güvenlik kurumları tarafından ödenmeyecektir.

Ecza depolarının ürünleri yönlendirmede rolleri çok büyüktür. İlaçların ilaca özgü yöntemlerle depolanması ve taşınması gerekmektedir. İlaçların farmakovijilans açısından risk oluşturmaması için depoların yapıları önemli görülmektedir.

Yapılan incelemelerde ürünlerin dağıtım zinciri içinde hareketleri fazla karmaşık görünmemektedir. Bu sebeple ecza depolarının iç hareketleri bir yana bırakılarak bildirim işlemleri son derece basitleştirilmiştir. Satış bildirimi şeklindeki bildirim ile ilaçlar ecza depolarının stoklarından çıkarak satıldıkları yerin stoklarına girmektedirler.

Eczaneler ülke çapında yaygın bir durumdadırlar. Halen sayıları 23,000 civarında olan eczanelerin satışları büyük oranda hastalara yapılmakta, bunun yanında diğer eczanelerle ya satış ya da mal takası şeklinde bazı hareketleri de bulunmaktadır. Hastalara yapılan satışların çok büyük bir oranı sosyal güvenlik kurumlarınca ödenmektedir.

Eczanelerin işlemleri gözlendiğinde, eczanelerin reçeteli ya da reçetesiz olsun, hastalara verdikleri ilaçları İTS’ye bildirmelerinde bir engel bulunmadığı görülmüştür. Eczaneler sosyal güvenlik kurumlarınca ödenecek veya hastalara elden yaptıkları herhangi bir satışı bir bildirim olarak İTS’ye ulaştıracaklardır.

Bir eczane kendisine bildirimleri yapılmadan gelmiş bir ürünü asla satmamalıdır. Sosyal güvenlik kurumlarınca böyle bir ürün, şeceresi eksik olduğu gerekçesi ile ödenmeyecektir. Bir eczaneye gelmiş bir ürün, herhangi bir sebepten başka bir eczaneden satılmak istendiğinde şeceresinin yanlış olması sebebiyle ödenemeyecektir. Buna göre, bugün eczaneler arasında yapılan takaslar eczanelerin birbirlerine sattıkları ürünlere dönüşecek ve her biri birer satış bildirimine konu olacaktır.

Bu sistem kupür sahteciliğini nasıl çözecektir? Yukarıda sayılan bildirim noktalarının tamamı onaylı yani sistemce tanınmış birimler veya kuruluşlardır. Kupür sahteciliği, olmayan ürünün satılması şeklinde düşünülmelidir. Satılan ilaç değil çoğunlukla kaçak olarak basılmış bir kutu veya kutunun bir parçasıdır.

Eğer kutu üretici veya ithalatçı tarafından piyasaya sürülmüşse İTS’e bildirimi yapılmış bir kutudur ve izlenmektedir. Bunun dışında herhangi bir kutu İTS dışında kaldığı için ödenemeyecektir ve çok kısa bir sorgulama sonucunda şeceresi eksik olan bir kupürün sahteliği anlaşılabilecektir. Sistemde kayıtlı olan birimler ancak bildirim yapabileceklerdir. Böylece, kupür sahteciliğinin önüne geçilebilecektir.

 


Hiçbir nokta sistem dışında kalmayacak ve bildirimlerini istenilen aralıklarda yapmış olacaklardır.

Sistem, sektörün kullandığı kolilere yine içeriği belirten bir etiket yapıştırmasını mecbur etmektedir. Bu suretle sevkıyatlar kolaylaşacak, ilaç lojistiği büyük bir kalite kazanacaktır.

Sistem geleceğe dönük olarak planlanmıştır. Sistem, koli etiketlerinde RFID uygulamasına son derece yatkın durumdadır. Sektör dernekleri ile birlikte çalışılmaktadır. RFID uygulaması gecikmeli de olsa ilaç lojistiğine mutlaka girecek ancak bugün tespit edilen koli barkodu bilgileri yine de her ihtimale karşı bir 2D barkod ile etikete mutlaka basılacaktır. Sistem ile eczanelerden başlayarak tüm noktalarda çalışma yöntemleri bir miktar değişecektir. Örneğin eczanelerde okuyucular, yazılımlar değişecek, üretici firmalar kutu dizaynlarından başlayarak diğer ülkelerdeki çalışmalarına kadar etkileneceklerdir ancak bu faaliyet sonrasında kendilerine bu değişikliklerin bir geri dönüş olarak yansıyacağı muhakkaktır.

Sistemin ürünlerin çalınmaya karşı bile çok büyük oranda güvenlik sağlayacağı düşünülmektedir. Çalınan ürünlerin başka bir noktada satılamıyor olması sonucu, eczane ve ecza depoları soygunlarının azalması beklenmektedir.

Sistem Genel Müdürlük otomasyon altyapısının bir parçası olarak ilaç veritabanı ile ilişkisel bir yapıda çalışacaktır.

İTS, diğer ülkelerde ilaçların izlenmesi için düşünülen e-şecere (e-pedigree) çalışmalarının bir benzeri şeklindedir ve dünyada ilk uygulamalarından biri olacaktır.

İlaç ve Eczacılık Genel Müdürlüğü İlaç Takip Sistemi ile 2008 yılında 2007 yılı ilaç harcamalarına göre en az %5 tasarruf sağlanmasını hedeflemektedir.

This page has the following sub pages.